Bitmeyen Gerilim: İsrail–İran Hattında Savaşın Gölgesi

Yayınlama: 31.03.2026
23
A+
A-

Ortadoğu’da gerilim yine tırmanıyor. İsrail ile İran arasındaki kriz, artık yalnızca iki ülkeyi değil, tüm dünyayı etkileyen bir boyuta ulaşmış durumda. 28 Şubat’ta başlayan saldırılarla birlikte savaş fiilen başlamış; karşılıklı hava saldırıları ve füze atışlarıyla süreç daha da derinleşmiştir. İsrail’de sokaklara çıkan insanlar, savaşın yarattığı yorgunluğu açıkça dile getiriyor. Protestolarda yükselen sloganlar tek bir gerçeği işaret ediyor: toplum artık bu çatışma ikliminden bıkmış durumda.

Peki bu gerilim neden bitmiyor?

Sorunun cevabı yalnızca siyasi değil; aynı zamanda ekonomik ve stratejik. Özellikle Hürmüz Boğazı, bu krizin merkezinde yer alan en kritik noktalardan biri. Dünya petrol ticaretinin büyük bir kısmının geçtiği bu dar su yolu, savaşın etkisini küresel hâle getiriyor. Nitekim gerilimle birlikte boğazın kapanma riski ve enerji hatlarının hedef alınması, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açmış durumda. Bu yüzden bölgede yaşanan her gelişme, sadece yerel değil, aynı zamanda küresel bir krizin habercisi.

Bu noktada Türkiye’nin konumu da ayrı bir önem taşıyor. Coğrafi ve ticari açıdan bir geçiş noktası olan Türkiye, limanları ve stratejik konumuyla bu denklemin önemli aktörlerinden biri. Ticari akışın devamlılığı açısından atılan adımlar, savaşın sadece askerî değil, ekonomik bir mücadele olduğunu açıkça gösteriyor.

Ancak tüm bu stratejik hesapların ortasında unutulan bir gerçek var: Bu savaşın kazananı yok. Kaybeden her zaman toplum oluyor. Nitekim çatışmalarda binlerce insanın hayatını kaybettiği ve sivil kayıpların arttığı görülüyor. Sokaklara dökülen insanlar, attıkları sloganlarla sadece hükümetlere değil, bitmek bilmeyen güç savaşlarına da isyan ediyor.

Gerçek şu ki; yıllardır süren bu gerilim, çözümsüzlükten değil, çözüm istenmemesinden besleniyor. Çünkü savaş, bazıları için bir araç; güç, kontrol ve çıkar meselesi. Nitekim bugün bile taraflar bir yandan saldırıları sürdürürken, diğer yandan şartlı müzakere mesajları veriyor.

Bugün Ortadoğu’da yaşananlara bakınca, güçlü bir devlet yapısının ve akılcı yönetimin değeri daha da net ortaya çıkıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün yıllar önce kurduğu düzenin temelinde yatan şey tam da buydu: bağımsızlık kadar akıl, güç kadar denge.

Ama bugün aynı coğrafyada hâlâ aynı hatalar yapılıyor. Ve ne yazık ki bedelini yine insanlar ödüyor.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.