Bir Şehrin Sevdası

Yayınlama: 28.01.2026
46
A+
A-

80’li yılların sonu 90’lı yılların başıydı. Giresunspor bugün olduğu gibi 3.ligde mücadele ediyor, baban bilet satıyor ben de Pazar günü saat 10 gibi babamla birlikte stadyuma gidiyor ve saat 13.’te başlayacak olan Giresunspor maçına kadar ek sahadaki maçları izliyor sonra da saha kenarına inip Giresunspor maçında top topluyordum. Dolayısıyla Giresunspor belki de ilk işe yaradığım yer gibi gelir bana hep.

Tribünde amigo Şaban ve etrafında yer alan gençler hep beraber Giresunspor’u desteklerlerdi ve bizim yaşımız o zamanlarda henüz küçük olduğu için bizleri yanlarına almazlardı. Biz de tribünün bir yerine geçer ve onlarla beraber tezahürat yapacağımız günleri hayal ederdik. Maç sonunda –eğer kazandıysak- dönemin başkanı (Rahmetli) Muzaffer Deniz ve o dönemin hocası Bahri Kaya’nın takımı tribüne getirdiği zamanlarda ellerimiz patlarcasına alkışlardık. Bizim için hayat sadece o an 3.lide elde edilecek 3 puana odaklıydı.

Ortaokul ve lisedeyken de sınıf arkadaşlarımızla biraraya gelir giderdik henüz o dönemde üstü açık olan maraton tribünde maç izlemeye. Hatta bilet paramızın olmadığı zamanlarda içeriye pankart götürür, köfteciye ekmek taşır, biletli olan büyüklerimizle sıkışarak içeri girmeyi denerdik. Erdenler, Ömerler, Teomanları tribüne çağırır haftanın ilk 3 günü kısık sesle hayata devam ederdik.

Sonra üniversiteye gittim Bursa’ya ama Giresunspor’u da beraberimde götürdüm aklımda, zihnimde… Bir hafta sonu hiç unutmam Ankara Keçiören’e cebimde sıfır para ile gittiğimi ve geri döndüğümü bile hatırlarım. Giresunspor sayesinde Ankara, Eskişehir, Bolu, Konya ve nice şehirleri tanıma fırsatı bile bulmuştum.

O dönemlerde Giresun’da Fatih Kitapçı başkanlığında kurulan ve tamamı Giresun’da yerleşik olan kişilerden kurulu olan Giresunspor Yönetim Kurulu ile 3.Lig’de şampiyon olmuştuk. Hatta Denizli’de ki Play-Off final maçının olduğu gün yaklaşan düğünümün sonrası taşınacağım evin balkon demirlerini boyuyordum. Sonra Giresunspor 2.Lige çıktı, ben evlendim, çocuğum oldu askere gittim ve askerlikten terhis olduktan tam 5 gün sonra ailemi Giresun’da bırakıp Bursa’ya maça gitmiştim. Takım şampiyon olmuş ve takım otobüsünden yaklaşık yarım saat sonra Giresun’a gelebilmiştik.

Giresunspor bizim hayatımızın tam ortası değil ta kendisi olmuştu. Hafta içi antrenmana gider, hafta sonu iç saha deplasman farketmeden Giresunsporun peşinden 3 puan ümidiyle yolumuza devam ederdik. Giresunspor’un maç kazandığı hafta pazartesi sendromu nedir bilmezdik. Çarşambaya kadar geçen maçın analizini yapar perşembeden sonra ise bir sonraki maçın hazırlıklarına başlardık.

İlerleyen zamanlarda kimi zaman yönetimsiz kaldı bu takım, kimi zaman birden fazla aday çıkardı bünyesinde ama Giresunspor hep varoldu. Yeri geldi kayyumdan alındı yeri geldi kıran kırana seçimler yaşadı. Kimi sezon son penaltı golüyle ligde kalındı, kimi zaman verilmeyen gol ile küme düştü ama hep var oldu Giresunspor.

Şimdi de benzer hatta belki de en keskin virajı yaşıyor ve adeta yalnızlaştırılmış durumda. Yapmayın. Yıllık ticaret hacmi olarak bölgenin en büyük şehri konumuna gelmiş bir şehrin takımına herhangi bir bahaneden dolayı yardımcı olmamak bu şehrin sevdasına ihanettir. Kimliğinde Giresun yazan herkesin boynunun borcudur Giresunsporu yaşatmak, Giresunspora omuz vermek.  Gelin en keskin soğuklarda, en kızgın güneşlerde bile omuz omuza tezahüratlar yaptığımız o eski maraton tribünün hatrına, Amigo Şaban’ın hatrına, Muzaffer Deniz’in hatrına bu takım için katre emeği geçmiş herkesin hatrına Giresunspor için bir kez daha omuz omuza çaba gösterelim.

REKLAM ALANI
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Çağrı Güney dedi ki:

    👏👏