KARADENİZ’DE DRON SAVAŞLARI

.

KARADENİZ’DE DRON SAVAŞLARI
REKLAM ALANI
Yayınlama: 17.12.2025
2
A+
A-

Karadeniz’de sular ısınıyor ama bu küresel iklim değişikliği kaynaklı meteoroljik verilere dayalı bir ısınma değil. Ukrayna-Rusya Savaşı’nı bitirmeye yönelik olarak ABD ile Avrupalı müttefikleri arasındaki pazarlık kızıştıkça, bunun etkileri Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğini tehdit etmekte. Hatta bu tehlikeli gidişata hava sahasındaki tehditler de eklendi.  “Belki 20 yıl önce Karadeniz odaklı dış politika yazıları yazma fikrini gündeme getirsek, yaprak kımıldamayan bu bölgeye dair yazacak konu bulmanın zorluğu sorgulanabilirdi. Ancak 2008 yılındaki Rusya-Gürcistan Savaşı’ndan başlayarak bölgenin kaderinin değiştiğini görüyoruz. Karadeniz günümüzde Birinci ve İkinci Dünya savaşlarındaki kadar, belki de yeni ticaret yolları rekabeti nedeniyle daha da önemli bir konumda. Bu denize kıyısı bulunan hem hava hem deniz limanı olan kentlerin jeopolitik değerlerinin katlanarak arttığını ayrıca ifade etmeye gerek dahi yok.” Evet değerli okurlar, bundan 2 yıl 3 ay önce Yeşilgiresun gazetesindeki ilk makalemde bir yerel gazetede neden dış politika yazmak istediğimi izah ederken bu cümleleri kurmuşum. Aradan geçen sürede, hele ki 28 Kasım’dan bugüne yaşananlar Karadeniz’in kıyısındaki tüm kentler ve ülkeler için durumun ne denli kritik hale geldiğine işaret ediyor.

DENİZİN ALTI DA, GÖKYÜZÜ DE DRON SAVAŞININ SAHASI HALİNE GETİRİLDİ

15 Aralık günü gerek Türkiye gerek deniz harp tarihi açısından Karadeniz’de önemli gelişmeler yaşandı. Bu gelişmelerden ilki, Rusya ya da Ukrayna tarafından kullanılan bir insansız hava aracının muhtemelen uydu bağlantısını yitirerek Türk hava sahasına girişiydi. Aracın Karadeniz’i aşıp Anadolu semalarına ulaşmasıyla Ankara’da sivil hava trafiği durduruldu. Akabinde kim tarafından yönlendirildiği henüz bilinmeyen araç Türk F-16’ları tarafından füzeyle vurularak imha edildi. Bu olayın yaşanmasından birkaç saat önce ise Kırım’daki Sivastopol limanında kendisini koruyamadığı için Karadeniz’in doğusundaki Novorossisyk’e çekilmiş olan Rus donanması belki de tarihte ilk kez görülen bir saldırıya hedef oldu. Etkili bir donanması olmayan ancak asimetrik yöntemlerle Rus donanmasına ağır kayıplar verdirmiş olan Ukrayna İstihbarat Servisi, adı anılmasa da mutlak suretle İngiltere’nin sağladığı istihbarat ve teknoloji desteği ile su altı dronları ile Novorossiysk’e saldırdı. Ukrayna’nın iddiasına göre saldırıda, Rusya donanması standartlarında Varshavyanka, NATO’daki kod adı ile Kilo sınıfı bir denizaltı batırıldı. Dizel- elektrik motoru ile çalışan bu denizaltının en önemli özelliği Kalibr tipi 4 güdümlü füze taşıması. Ukrayna istihbarat birimlerine göre imha edilen bu denizaltı Ukrayna’nın enerji ve liman altyapısını vurmak için kullanılıyordu. Ukrayna’nın Karadeniz’deki savaşın temposunu artırma süreci 28 Kasım itibarıyla başladı. Bu tarihte neredeyse eş zamanlı olarak Türkiye açıklarında, Rusya’nın ürettiği petrolün ambargoları aşmak için kaçak yollarla satışında kullanıldığı iddia edilen iki tanker vuruldu. Ardından 10 Aralık’ta bu defa Rusya’dan Gürcistan’a ayçiçek yağı taşıyan bir tanker hedef alındı. Bu saldırıların tamamı su altı ya da su üstü dronları ile düzenlendi. Rusya bu saldırılara yanıt vereceğini açıkladıktan sonra 12 Aralık’ta, Ukrayna’nın en önemli stratejik unsurlarından biri olan Odessa hedef alındı. Çernomorsk limanındaki CENK T gemisi yerel saatle 16 sıralarında İran yapımı Şahid tipi bir kamikaze dronun hedefi oldu. Günün ilerleyen saatlerinde aynı limandaki iki Türkiye bağlantılı gemi daha vuruldu. İşin ilginç yanı, Ukrayna’nın bir Rus misillemesine hazır olması gereken anda, gündüz gözüyle düzenlenen saldırılarda hiçbir hava savunma sisteminin devreye girmemesiydi. Saldırının zamanlamasıyla ilgili bir noktanın da altını çizmek gerekli. Odesa saldırısı, Türkmenistan’da düzenlenen “Uluslararası Barış ve Güven Forumu” kapsamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki görüşmeden hemen sonra gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmeler karşısında Ankara’da düzenlenen 16’ıncı Büyükelçiler Konferansı’nda konuyu bir kez daha gündeme getirme ihtiyacı duydu.

2026: KARADENİZ VE GÜNEY KAFKASYA İÇİN KRİTİK YIL

Saldırıların seyrüsefer emniyetini ciddi biçimde tehdit ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı, ticaret gemilerini hedef almanın kimseye faydasının olmayacağını vurguladı. Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşı bitirmek için ABD’nin Avrupa nezdinde tam saha baskı uyguladığı günlerde düzenlenen bu saldırıların, savaşın uzamasından yana olan lobinin ürünü mü, yoksa müzakere masasında elini kuvvetlendirmeye çalışan Kiev yönetiminin girişimleri mi bunun aydınlatılması gerekiyor. Keza Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’deki saldırıları gündeme getirdiği konuşmasının devamında, Güney Kafkasya’da da 30 yıldan uzun süredir beklenen barışın yaklaştığına dikkat çekti. Washington’da attıkları imzalardan sonra Azerbaycan ve Ermenistan’ın barış anlaşması imzalamaya çok yaklaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de Ermenistan’la normalleşme sürecini ilerlettiğini, hatta 2026 yılının ilk günlerinde bu yönde bazı sembolik adımların da atılacağını kaydetti. Karadeniz çevresindeki ve Kafkasya’daki ülkeler, 2026 yılına ince bir çizginin hatta buz tabakasının üzerinden yürüyerek giriş yapıyorlar. Yeni yılın kalıcı bir barış sürecine mi yoksa boyut kazanan çatışmalara mı gebe olduğunu görmemiz fazla vakit almayacak.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.