Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Karadeniz’in hırçın ama bir o kadar da cömert dalgaları, yüzyıllardır Giresun kıyılarını döver. Bu şehir, doğanın tüm renklerini cömertçe sunduğu, mavinin yeşille buluştuğu bir huzur coğrafyasıdır. Ancak son zamanlarda, Giresun’un en hızlı büyüyen ve en dinamik yerleşim yerlerinden biri olan Aksu Mahallesi sakinleri, bu mavi ufka bakarken huzur değil, derin bir endişe hissediyor. Sebep ise ne yazık ki doğanın kendi dengesi değil; insan eliyle, üstelik şehri korumak ve güzelleştirmekle mükellef olan yerel yönetim eliyle yaratılan bir çevre faciası.
Aksu Mahallesi sahil şeridi, bir süredir belediye araçları tarafından adeta resmi bir çöp depolama alanı gibi kullanılıyor. Kentin atıkları, modern bertaraf tesisleri yerine, tüm dünyanın göz bebeği olan o güzelim sahil şeridine, denizin hemen kenarına vahşi bir şekilde dökülüyor. Modern şehircilik ilkeleriyle, çevre bilinciyle ve en önemlisi insan sağlığına saygıyla bağdaşmayan bu ilkel uygulama, Aksu Mahallesi’ni nefes alınamaz bir yer haline getirmiş durumda.
Pencereleri Kapatan Koku, Geleceğimizi Tehdit Eden Mikrop
Sahile dökülen tonlarca çöpün mahalle halkına ilk faturası, rüzgarla birlikte evlerin içine kadar sızan ağır, geniz yakıcı ve katlanılamaz kötü koku oldu. Özellikle yaz aylarında, sıcaklığın etkisiyle hızla bozulan ve etrafa zehirli gazlar salan bu atık dağları yüzünden Aksu sakinleri evlerinde pencerelerini açamaz, sahilinde yürüyemez hale geldi. Ancak madalyonun görünmeyen yüzü, kokudan çok daha vahim bir tabloyu barındırıyor: Halk sağlığı tehdidi.
Açıkta bırakılan, üzeri kapatılmayan ve dezenfekte edilmeyen bu çöplük alanı; sineklerin, haşerelerin ve kemirgenlerin hızla ürediği devasa bir mikrop yuvasına dönüştü. Mahallenin çocukları, sokak hayvanları ve her gün o bölgeyi kullanan binlerce insan, salgın hastalık riskiyle burun buruna yaşıyor. Temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak anayasal bir hakken, Aksu Mahallesi halkı en temel sağlık güvendesinden mahrum bırakılıyor.
Denize Sızan Zehir ve Yok Olan Turizm Potansiyeli
Bu çevre katliamının zarar verdiği tek unsur insan hayatı da değil. Sahile dökülen çöplerden sızan asitli ve kimyasal atık suları, doğrudan toprağa ve oradan da Karadeniz’in sularına karışıyor. Rüzgarın uçurduğu plastikler, naylonlar deniz canlılarının yaşam alanlarını gasp ediyor. Kendi elimizle, üzerine titrememiz gereken deniz ekosistemini zehirliyor; gelecekte çocuklarımıza bırakacağımız balık stoklarını ve temiz sahilleri yok ediyoruz.
Doğu Karadeniz’in turizm parlayan yıldızı olma iddiasındaki bir kente, sahilde yükselen çöp dağları manzarası yakışmıyor, yakışamaz. Şehrin girişinde ve en değerli sahilinde böyle bir görüntünün varlığı, Giresun’un imajına da çok ciddi bir darbe vurmaktadır.
Sonuç: Vahşi Depolamaya Derhal Son Verilmelidir!
Aksu Mahallesi’nde yaşanan bu durum, geçici bir aksaklık veya gözden kaçan bir detay olarak nitelendirilemez. Bu, doğaya ve o mahallede yaşayan binlerce insana karşı işlenen bir çevre suçudur. Çöp toplamak ve şehri temizlemekle görevli olan bir kurumun, temizlik yaparken başka bir bölgeyi ve halk sağlığını tarumar etmesi büyük bir çelişkidir.
Yetkililere çağrımız nettir: Aksu sahiline çöp döküm işlemi derhal ve tamamen durdurulmalıdır. Bölgede biriken atıklar, çevreye daha fazla zarar vermeden modern geri dönüşüm ve bertaraf tesislerine taşınmalı, sahil şeridi acilen dezenfekte edilerek rehabilite edilmelidir.
Unutulmamalıdır ki; doğa kendisine yapılan hiçbir kötülüğü karşılıksız bırakmaz. Bugün denizin kenarına döktüğümüz o çöpler, yarın karşımıza salgın hastalıklar, kirli bir deniz ve yaşanılamaz bir şehir olarak çıkacaktır. Aksu sahili daha fazla geç olmadan, acil müdahale bekliyor.
Çöp sahası yüksekliği adayı geçti bütün sahil yolu denizle iletişimi kopardı güzelim sahilleri yok ettiler malisef işin kolayına gittiler