Giresun’u tek seçeneğe mahkûm etmeyin

Yayınlama: 12.09.2026
1
A+
A-

Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nu severim. Görev yaptığı süre boyunca kendi vizyonu ve imkânları çerçevesinde Giresun için çalıştığını da teslim ederim. Bir insanı eleştirirken emeğini yok saymak bize yakışmaz.

Ancak kendisine duyduğum sevgi, her söylediğine katılacağım anlamına gelmez.

Önümüzde oda seçimleri var. Karşısında iddialı bir rakip, üyeler arasında ise değişim isteyen bir kesim bulunuyor. O tartışmayı başka bir yazıya bırakalım. Bugünkü meselemiz, seçimlerin de kişilerin de ötesinde: Giresun’un giderek ağırlaşan ulaşım sorunu.

Bana göre fındığın ardından şehrin gündeminde en üst sıralarda yer alması gereken mesele budur.

Çünkü sahil yolundaki tıkanıklık, yalnızca Giresun’da yaşayanların günlük sıkıntısı olmaktan çıktı. Karadeniz boyunca yolculuk eden, güzergâhı Giresun şehir merkezinden geçen herkes bu sorunun bir parçası hâline geliyor.

İşine yetişmeye çalışan insanla şehirler arası yük taşıyan araç aynı trafik kuyruğunda bekliyor. Çocuğunu okuldan alacak veli de esnafına mal yetiştirecek şoför de aynı dar boğazdan geçmeye çalışıyor. Direksiyon başında kaybolan zaman, insanların sabrından ve hayatından eksiliyor.

Hasan Çakırmelikoğlu, bu tablo karşısında Güney Çevre Yolu’nu işaret ediyor. Transit trafiğin şehir dışına taşınmasını, Giresun’un kalıcı bir ulaşım yatırımına kavuşmasını istiyor.

Bu talebine katılıyorum.

Güney Çevre Yolu, Giresun’un geleceği açısından ısrarla takip edilmesi gereken bir ihtiyaçtır. Ağır tonajlı araçların ve transit geçişlerin şehir merkezindeki yükünü azaltacak bir güzergâhın hayata geçirilmesi için ortak irade ortaya konulmalıdır.

Fakat ayrıldığımız nokta tam da burada başlıyor.

Güney Çevre Yolu’nu savunurken Liman Kavşağı’ndaki dal-çık projesini peşinen dışlamak doğru mu?

Çakırmelikoğlu, yağış sonrasında Liman Kavşağı çevresinde yaşanan su birikmesini hatırlatıyor; aynı bölgede yapılacak dal-çığın daha büyük ulaşım ve güvenlik sorunlarına yol açabileceği yönündeki kaygısını dile getiriyor.

Elbette bu kaygı dikkate alınmalıdır. İnsanların can güvenliğini ilgilendiren bir konuda kimse “Bir şey olmaz” rahatlığıyla hareket edemez.

Ancak bir riski göstermekle bir çözümden vazgeçmek aynı şey değildir.

Sorulması gereken soru şudur: Bu bölgede güvenli bir dal-çık yapılabilmesi için hangi teknik şartların sağlanması gerekiyor? Yağmur suyu nasıl uzaklaştırılacak? Altyapı hangi ölçütlere göre hazırlanacak? Proje hangi incelemelerden geçecek?

Bu soruların cevabını mühendislerden, ilgili kurumlardan ve projeyi hazırlayanlardan istemeliyiz.

Yağmurda su birikiyor diye dal-çık düşüncesini rafa kaldırmak yerine, o suyun neden biriktiğini ve yapılacak yatırımın güvenliğinin nasıl sağlanacağını sorgulamalıyız.

Sayın Çakırmelikoğlu, dal-çık Giresun’da icat edilmiş bir ulaşım modeli değil. Böyle bir uygulamayı savunmak, yağış gerçeğini görmezden gelmek anlamına da gelmiyor. Mesele, doğru yerde, doğru projeyle ve gerekli teknik tedbirlerle uygulanıp uygulanamayacağıdır.

Sizin açıklamanızda eksik bulduğum bakış açısı budur.

Güney Çevre Yolu gibi büyük bir hedefi savunurken bugünkü sıkışıklığa yönelik müdahaleleri geri plana itmek, bana göre vizyonu genişletmek yerine daraltıyor. Şehrin geleceğini düşünmek kadar, bugününü rahatlatacak adımları da sahiplenmek gerekir.

Giresunluya yalnızca “Kalıcı çözüm çevre yoludur” demek yetmiyor.

Peki, o yol yapılana kadar ne olacak?

Her sabah aynı kuyrukta bekleyen insana ne söyleyeceğiz? Esnafa, şoföre, yolcuya, mesaisine yetişmeye çalışan vatandaşa hangi somut çözümü sunacağız?

Bir büyük yatırımın hazırlığı, finansmanı, ihalesi ve yapımı tamamlanana kadar şehir hayatı durmuyor. İnsanların günlük ihtiyacı ertelenmiyor.

Benim savunduğum yaklaşım açık: Gerekli teknik incelemelerle güvenliği ve trafik açısından yararı ortaya konularak dal-çık projesi acil çözüm gündemine alınmalı; Güney Çevre Yolu için de eş zamanlı ve kararlı biçimde çalışılmalıdır.

Elbette tek bir kavşağa yapılacak müdahale, Giresun’un bütün ulaşım sorunlarını ortadan kaldırmaz. Dal-çığı sihirli değnek gibi sunmak da doğru olmaz. Ancak buradan hareketle sağlayabileceği rahatlamayı araştırmadan gözden çıkarmak da kabul edilemez.

Üstelik dal-çık yapılması, Güney Çevre Yolu talebinden vazgeçildiği anlamına gelmemelidir. Böyle bir yatırımın çevre yolunu unutturmak için gerekçe yapılmasına da hep birlikte karşı çıkmalıyız.

Şehrin ihtiyacı, bu iki projeyi birbirine rakip hâle getirmek değil; hangi adımın hangi sorunu çözeceğini ortaya koyan ciddi bir ulaşım planıdır.

Hasan Başkan’dan beklentim, temsil ettiği iş dünyasının gücüyle bu iki talebin de takipçisi olmasıdır. Dal-çık konusunda teknik rapor istesin, güvenlik şartlarını sorgulasın, eksik varsa tamamlatılması için bastırsın. Aynı kararlılığı Güney Çevre Yolu’nun yatırım sürecinde de göstersin.

Eleştirim şahsına değil, şehri tek bir çözümü beklemeye yönelten yaklaşımınadır.

Giresun’un artık açıklamalarla oyalanacak, her yağmurda ve her trafik kuyruğunda aynı tartışmayı yeniden yaşayacak sabrı kalmadı.

Bugünün trafiğine çözüm üretelim, yarının çevre yolunu da bugünden takip edelim. Giresun’un kaybedecek bir günü daha yok.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.