Zam Var, Umut Yok: 4 Bin Liralık Burs Meselesi

Yayınlama: 20.01.2026
43
A+
A-

Asgari ücrete yapılan zam, her zamanki gibi “müjde” kelimesiyle sunuldu. Ardından öğrenci burslarının 4 bin liraya çıkarıldığı açıklandı. Kağıt üzerinde kulağa hoş gelen bu rakam, gerçek hayata temas ettiği anda anlamını yitiriyor. Çünkü mesele rakamın kendisi değil; o rakamla ne yapılabildiği.

Bugün 4 bin lirayla bir üniversite öğrencisinin temel ihtiyaçlarını karşılaması mümkün mü?
Cevap kısa ve net: Hayır.

Bir öğrencinin aylık masraf giderlerini düşünelim. KYK yurdunda kalan bir öğrenci için bile yemekhane ücretleri, ulaşım, kitap-fotokopi, internet, kişisel ihtiyaçlar ve en basit sosyal yaşam giderleri bu bursu daha ayın ortasında eritiyor. Evde kalan bir öğrenci içinse durum daha vahim. Kira, faturalar ve mutfak masrafı zaten başlı başına bursu yutuyor. 4 bin lira, bugün öğrencinin
cebinde bir destek değil, gecikmeli bir teselli.

Asgari ücret artışıyla birlikte her şeyin fiyatı da artarken, öğrenci burslarının bu seviyede kalması ekonomik gerçeklikle bağını koparmış bir karar gibi duruyor. Asgari ücretli bir çalışan dahi geçinmekte zorlanırken, öğrencinin aynı ekonomik ortamda idare etmesi bekleniyor. Üstelik öğrenciden sadece hayatta kalması değil; derslerine odaklanması, üretken olması, kendini
geliştirmesi isteniyor. Peki nasıl?

Devlet bursu, öğrencinin ailesine yük olmadan eğitimini sürdürebilmesi için vardır. Bugün ise bu burs, “ailen varsa şanslısın” sistemine dönüşmüş durumda. Ailesinden destek alamayan öğrenciler ya part-time işlerde tükeniyor ya da eğitim hayatından kopma noktasına geliyor. Eğitim bir hakken, ekonomik dayanıklılık testine dönüştürülüyor.

Buradaki temel sorun şudur: Öğrenci bursları, enflasyona ve yaşam maliyetine göre değil; vitrine göre belirleniyor. Rakamlar yukarı çekiliyor ama hayat çok daha hızlı koşuyor. Sonuçta ortaya, istatistiklerde artmış ama öğrencinin cebinde karşılığı olmayan burslar çıkıyor.

Üniversite öğrencisi sadece okuyan biri değildir. O, ülkenin gelecekteki gazetecisi, mühendisi, öğretmeni, doktorudur. Bugün öğrenciyi 4 bin liraya mahkûm eden anlayış, yarın nitelikli insan gücü eksikliğinden şikâyet etmemelidir. Çünkü ekonomik güvencesi olmayan bir gençten güçlü bir gelecek çıkmaz.

Bu bir şımarıklık talebi değil, bir gerçeklik çağrısıdır. Öğrenci bursları, temel yaşam giderlerini karşılayabilecek düzeyde olmalı; öğrenciye hayatta kal değil, kendini geliştir demelidir. Aksi hâlde her zam açıklaması, öğrencinin gözünde sadece ironik bir başlığa dönüşür.

4 bin lira burs değildir, ertelemeli yoksulluktur. Ve bunu söylemek, lüks değil; zorunluluktur.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.