Altın mı? Yeşil Altın mı?

Yayınlama: 20.04.2026
3
A+
A-

Giresun yeşille mavinin kucaklaştığı bir dünya cennetidir. Bu cennetimizin üzerine %85’nin maden sahası ilan edilmesinin oluşturduğu endişe büyüyerek yerini korkuya bırakmaya başladı. Giresunlu için toprak, onun üzerindeki fındık ocağı hiçbir emtianın satın alamayacağı vatandır.  Giresun’un bu eşsiz coğrafyasında yetişen fındık sadece bir tarım ürünü değil; bölgenin kimliği, kültürü ve ‘Yeşil Altınıdır’.

Gezin Giresun’un köylerini, yaylalarını ömrü boyunca toplam 5-6 ay kalamayacağı köyüne, yaylasına insanımızın  yaptığı evlere bir bakın. Bu yatırımı yapan insanın beklentisi, parasına para katmak değildir. Köyünü vatan bildiğinden çocuklarına da vatan bilmelerini öğretmek için; yapılan yatırımlardır.

  1. 44. ve 47. alayların Giresunlusu, gözbebeği askeriyle karşı karşıya bırakıldı. Bu manzara Giresunluların yaşamak istemediği bir fotoğraftır.

Giresunlu her zaman devletinin yanındadır. Bahçeleriyle ormanlarıyla, maden arasında bir tercihe zorlanmamalıdır. Bu tercihe zorlamak bu şehrin ruhunu anlamamaktır. O bahçeler, o şırıl şırıl akan derelerimiz Giresunlu için atalardan torunlara miras bırakılmak istenen kutsallarıdır. O ocaklar yok olduğunda sadece ekonomik bir kayıp yaşamayız. Mazimizi hatıralarımızı ve geleceğimizi de o maden çukurlarına gömmüş oluruz.

Yetkililerimiz bu projeyi yeniden gözden geçirmelidir. Fen İlmi bize diyor ki, coğrafyanın gerçekleri göz ardı edilemez. Giresun’un dik yamaçları, heyelana açık vadileri her köşesinden fışkıran su kaynakları madencilik faaliyetlerinin ne denli riskli oluğunu açıkça gösteriyor. Memleketin bazı bölgelerinde gördüğümüz kirli dereler ve sızdıran maden havuzları bu cennet coğrafyanın kaderi olmamalıdır.

Akdeniz’in çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu, uzmanlarca ifade edilirken Karadeniz’in Türkiye’nin yeni Akdeniz bölgesi haline geleceği bilimsel bir gerçekken bu yeşil hazineyi kendi ellerimizle tahrip etmenin, telafisi mümkün olmayacaktır.

Giresun’un özelinde adeta bütün köyleriyle maden sahası ilan edilen Batlama havzası Giresun Kalite fındığın % 20’ye yakınını üretmektedir.

Dünya, bugün fındık dikim alanlarını hızla arttırmaktadır. Türkiye gelecekte fındıktaki liderliğini kaybetme ihtimali ile karşı karşıyadır. Ancak gerçek fındık olan Giresun Kalite fındık ile liderliğine devam edecektir. Biz bu kaliteyi altın uğruna, maden uğruna fındık bahçelerimizi yok ederek tercihimizi madenden yana yaparsak, altın değerindeki yeşil altınımızı da o alandaki, liderliğimizi de kaybederiz.

Elbette altın ve diğer madenlere de ihtiyacımız var. Bu ihtiyaçlarımızı daha kırsal alanlarda aramalıyız. Giresun’un önemli bürokratlarından Cemal Gemici bey bu konu üzerine dikkat çekerek ‘topraktan çıkan değil fabrikadan çıkan zengin eder’ diyor. Yine Giresun’un bürokratlarından Zafer Topşir bey yıllarca ömrünü MTA çalışanı olarak yaşamış madeni çok iyi bilen bu bürokrat kardeşimiz şöyle diyor; şehrimiz; altından uranyuma granitten çimento hammaddesine kadar muazzam bir zenginliğin üzerinde oturuyor. Ancak asıl mesele bu madenlerin varlığı değil nasıl ve kimin için işletildiğidir. Ülkenin yer altı kaynakları kurulacak bir işletme bakanlığı aracılığı ile doğrudan devlet eliyle işletilmelidir. Çünkü mevcut sistemde özel sektörün -çoğu yabancı ortaklı- işlettiği madenlerden halkın eline toz ve yorgunluktan başka bir şey geçmiyor. Yine  Cemal Gemici’nin ifadesiyle ‘bugünkü anlayışla Türkiye ekonomisine madenin getirisi % 10-20 bandındadır’.

Çünkü Türkiye’de: ileri renovasyon (ileri iyileştirme)  yok, teknoloji dışa bağımlı, finansman dış kaynaklı, satış ve karlılık belirlemesi, global piyasaların kontrol ve egemenliğindedir.

Bende diyorum ki: bugün İHA ve SİHA’ ları ile ve Kağanları Kızılelmalarıyla mavi göklerinin güvenliğini kendi ellerine alan bu irade inanıyorum, çok yakın gelecekte madenlerimizin yüksek katma değerli işlenmesi için; gerekli teknolojiyi mutlaka hayata geçirecektir. Ve yeraltı zenginliklerimizi insanımızın hizmetine sunarak daha müreffeh Türkiye mutlaka inşa edilecektir.

Günü kurtaran küçük karlarla madenleri elimizden çıkarmamalıyız. Turizm potansiyelimiz endemik bitki örtümüz ve dünyada eşi benzeri olmayan fındığımız kısa vadeli maden kazançlarından çok daha kıymetlidir. Giresun’un asıl madeni yerin altındaki metal değil yerin üstündeki ‘Yeşil Altındır’.

Yetkililerimizden beklentimiz nettir.

Halkın endişelerini giderecek şeffaf bir bilgilendirme yapılmalıdır.

Doğamıza, suyumuza, fındığımıza, ormanımıza zarar verecek hiçbir projeye geçit verilmemelidir.

Giresun’un kaderi maden tozunda değil, yaylaların serinliğinde ve bahçelerin yeşilinde aranmalıdır. Netice itibari ile diyoruz ki: mazinin fotoğraflarında kalmış bir doğa istemiyoruz. Biz torunlarımıza maden çukurları değil dedelerimizden emanet aldığımız o gür ormanları, buz gibi pınarları ve bereketi ile dalgalanan fındık bahçelerini bırakmak istiyoruz.

Yeşil Altınımızı yok etmeyin. Çünkü bu yeşil bizim vatanımızdır. Aç ve susuz yaşayabiliriz ama vatansız asla…

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.