İkinci periyotun ikinci maçında kaybedilen iki puan daha…
Giresunspor, ligin dibindeki Çayelispor karşısında bulduğu galibiyeti maalesef koruyamadı.
Sahadaki tabloya baktığımızda, 16 yaşında tecrübesiz ama kelle koltukta mücadele eden çocuklarla zoraki tamamlanan bir maç izledik. Alperen dışında oyuna atılabilecek alternatifinin olmaması, Giresunspor’un en büyük handikaplarından biriydi.
Maçın geneline bakıldığında; Gençliğin verdiği heyecan ve istekle Giresunsporlu futbolcular her zamankinden daha fazla koştu. Ancak bir kez daha gördük ki; koşu, gençlik ve mücadele çoğu zaman kaliteye yetişemiyor.
İlk çeyrekte kalesinde yüzde yüzlük iki tehlike yaşayan Giresunspor, sonrasında uzatma dakikalarına kadar maçın kontrolünü rakibine oranla daha fazla elinde tuttu. Duran toptan bulunan gol dışında net pozisyon üretmekte zorlanan yeşil-beyazlılar, son ana kadar getirdikleri maçı adeta altın tepside rakibe sundu.
Saha içinde mücadeleden kaçan bir oyuncu ismi telaffuz etmek gerçekten zor. Ancak kalite eksikliği olunca, mücadele de bir yere kadar etkili olabiliyor.
Müsabakanın her anı gergin geçerken, özellikle saha içinde başlayıp devre arasında koridorlarda devam eden gerginliklerin Giresunspor’a fayda sağladığını düşünmüyorum. Dikkatimi çeken ve rahatsız eden konu ise; kavga, itiş-kakış gibi olayların yaşandığı maç sayısının Giresunspor’da oldukça fazla olması. Sanki “bir gerginlik çıksa da biz de karışsak” havası var. Gençlerimiz sahiplenmeyi, yan yana durmayı bir nebze kavgaya balıklama atlamakla karıştırmışlar.
Gençleri, hatta çocukları anlarım; bir yere kadar tecrübesizliklerine de veririm. Ancak kenardaki yetişkin yetkililerin bu işi yatıştırması, oyuncuları yeniden normale döndürmesi gerekmez mi? Zaten oyuncu eksiği yaşanırken, net oyuncuları bu tür risklerin içine sokmanın mantığı yok.
İki çift sözde maçın skorundan bağımsız olarak müsabakayı yöneten hakem Yusuf KURT için.
Oyunu kesmeyen, zırt pırt düdük çalmadan, oyuncuların zaman çalmasına müsaade etmeden ,kurallar içinde sertliğe devam diyerek bir maç yönetti.
Bence alkışı hak etti.
Günün özetine gelirsek;
Her geçen dakika işler daha da zorlaşıyor. Önümüzde hâlâ kazanılması gereken minimum yedi maç var Ve takım, bazı bölgelerde hâlâ bağıra bağıra yardım istiyor.
Unutmadan…
Giresunspor’un elinde üç tane genç ve yetenekli oyuncu var. Takım olarak bu kadar eksiklik yaşadığımız bir dönemde, sahaya sürüldüklerinde “ilaç” etkisi yapabilecek isimler…
Yoksa cezalandırmak en kolayı.
Kalın sağlıcakla…