Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Çanakçı Kuşdili Festivali’nin geleceğine ilişkin endişeler büyüyor. Festivalin giderek kapsayıcılığını yitirdiğini savunan bazı vatandaşlar ve bölge temsilcileri, organizasyonun yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.
Giresun’un Çanakçı ilçesine bağlı Kurtköy’de düzenlenen ve dünya çapında ilgi gören Kuşdili Festivali ile ilgili eleştiriler gündeme geldi. Festivalin son yıllarda yeterli katılımı sağlayamadığını ileri süren bazı kesimler, organizasyonun yerel halktan uzaklaştığını ve bölgenin tüm dinamiklerini kapsayamadığını iddia etti.
UNESCO tarafından koruma altına alınan kuşdilinin yalnızca Çanakçı’nın değil, tüm insanlığın ortak kültürel mirası olduğuna dikkat çeken eleştirilerde, festivalin daha geniş katılımlı ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiği vurgulandı.
“KÖYLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ FESTİVALDE YOK”
Festival organizasyonuna yönelik eleştirilerde, Çanakçı Vadisi’nde bulunan çok sayıda köyün etkinliklerde yeterince temsil edilmediği öne sürüldü.
Yerel halkın, muhtarların, sivil toplum kuruluşlarının ve gençlerin organizasyon sürecine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini savunan açıklamalarda, festivalin yalnızca belirli çevrelerin etkinliği haline gelmesinin kültürel mirasa zarar verdiği ifade edildi.
Bölgedeki bazı vatandaşlar, kuşdilinin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için daha güçlü bir birliktelik oluşturulması gerektiğini dile getirdi.
YENİ OLUŞUMLAR GÜNDEMDE
Festivalin mevcut yapısının değişmemesi halinde alternatif girişimlerin gündeme gelebileceği yönünde değerlendirmeler de yapıldı. Kuşdilinin korunması ve uluslararası alandaki saygınlığının sürdürülmesi için yeni projeler ve farklı organizasyon modellerinin konuşulduğu belirtildi.
Konuya ilişkin yapılan çağrılarda, Kuşdili Festivali’nin tüm Çanakçı halkını kapsayan bir anlayışla yeniden ele alınması ve UNESCO mirasının daha güçlü şekilde sahiplenilmesi istendi.
MİRASIN KORUNMASI ÇAĞRISI
Açıklamalarda, kuşdilinin herhangi bir grubun ya da kurumun değil, tüm bölge halkının ortak değeri olduğu vurgulanırken, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve gurbette yaşayan Çanakçılılar bu kültürel mirasa sahip çıkmaya davet edildi.