Geçtiğimiz maç sonrası dile getirdiğimiz “Bir maç kaybedilir, bir sezon kazanılır” düşüncesini tekrar etmek gerekiyor. Grup aşaması elbette play-off’larda nerede konumlanacağımız açısından önemli; ancak sezon boyunca verilen tüm emeğin gerçek karşılığı, her zaman olduğu gibi play-off sahnesinde alınır.
Kerasus bu hafta Etimesgut deplasmanındaydı ve maça koyduğu savunma sertliğiyle ne kadar hazır bir takım olduğunu ilk çeyrekten gösterdi. Üç sayı çizgisinin içine rakibi neredeyse hiç sokmayan, süre baskısıyla zorlu şutlara mecbur bırakan bir savunma vardı sahada. Bu anlayışa, takımın en kritik ve en değerli özelliklerinden biri olan topu yere vurabilen uzunlar eklendi. Hakan, Çağatay, Yavuzhan gibi isimlerin 1’den 5’e kadar kullanılabilir olması, sahadaki beşin uzun bir yapıdan oluşması Kerasus’a sezon boyunca ciddi bir avantaj sağlıyor. Nitekim bu üstünlük ilk çeyreğin 18-10 önde tamamlanmasıyla da skora yansıdı.
Basketbolda bir çeyrekte rakibi 10 sayıda tutmak, sadece hücumdaki üretkenliğin değil, savunmadaki disiplinin ve üstünlüğün de net bir göstergesidir. Aynı zamanda hocamızın üzerinde ısrarla durduğu savunma anlayışının sahadaki karşılığını da bize açıkça gösterdi.
İkinci çeyrekle birlikte, özellikle bu bölümde ve üçüncü çeyreğin başlarında, hakemlerin skora doğrudan etki eden bariz hataları ne yazık ki takımın odağını olumsuz etkiledi. İlk çeyrekteki savunma sertliği yavaş yavaş azaldı, oyunda bir çözülme başladı. Bu noktada hocamızın müdahale arayışlarını net biçimde gördük. Zaman zaman 5 numarasız oynanan, klasik basketbol kalıplarının dışına çıkan ve farklı eşleşmeler yaratan sistemler denendi. Obradovic’in Türkiye yıllarında başarıyla uyguladığı bu tarz yaklaşımların, hocamızın elinde de ne kadar değerli bir silah olabileceğini söylemek gerekir.
Ancak oyuncu havuzumuzun darlığı, sahada etkili şekilde tutulabilen 5–6 oyunculuk bir rotasyonla sınırlı kalmamız ve hakem kararları sonrası yaşanan konsantrasyon kaybı birleşince oyunun kontrolü elimizden çıktı. Emir’in özel çabası da tabloyu değiştirmeye yetmeyince, ilk çeyrekteki sertlik ve kararlılık kayboldu. Bu noktadan sonra Etimesgut’un yakaladığı fırsatı iyi değerlendirdiğini de teslim etmek gerekiyor.
Bu maç, play-off’lar adına çok değerli bir sınav oldu. Kritik anlarda hocamızın eline yeterli seçenek vermezsek, rotasyonu rahatlatamazsak işimizin ne kadar zorlaşabileceğini net biçimde gördük. Sezonun ikinci yarısında rakiplerin transferlerle güçleneceği açık. Bizim de hocamıza ve sahada uzun süreler yük taşıyan oyuncularımıza destek olacak adımları atmamız gerekiyor.
Önümüzde uzun ve değerli bir süreç var. Bu dönemi doğru değerlendirmek, takıma en iyi şartları sunmak zorundayız. Bu grup, bu şehir şampiyonluğu hak ediyor. Giresun’un yeri daha yukarısı ve bunun için gerekenlerin yapılacağına inanıyoruz. Yol uzun, kalite ortada. Başarılar Kerasus.