Betonun Değil, Vefanın İzinde

Yayınlama: 06.02.2026
75
A+
A-

Yıkılan binaların yerine yenilerini diktik, harap olan her köşeyi modern betonlarla doldurmaya çalıştık.
Ama kaybettiğimiz canların bıraktığı o derin boşluğu ne bir temel ne de bir tuğla doldurabildi. Yıllar geçse de o gün yaşanan eksiklikler, organizasyonlardaki aksaklıklar ve gökyüzüne yükselen o çaresiz feryatlar hafızamızdan bir an bile silinmiyor.

Bugün o büyük acının üzerinden tam üç yıl geçti. Peki, bugün ne noktadayız diye şöyle bir etrafımıza baktığımızda manzara hâlâ çok düşündürücü… Sırf büyük makamlardaki isimler “ziyarete” geliyor diye eksikleri makyajlayan, olmayan köprüleri varmış gibi gösteren o göstermelik düzenin karşısında; bir konteynerin daracık alanına dünyaları sığdırıp sıcacık bir yuva kurmaya çalışan gerçek insanlarımız var. Bir tarafta protokolün pırıltısı, diğer tarafta ise 1095 gündür geçici yaşam alanlarında hayata tutunmaya çalışanların sessiz mücadelesi devam ediyor.

Aslında en acısı da bu ya; isimler değişiyor, şehirler değişiyor ama gidenlerin bıraktığı o boşluk asla dolmuyor. Bugün sadece rakamlardan bahsetmiyoruz; yarım kalmış hayallerden, bitirilememiş okullardan, giyilememiş mezuniyet cübbelerinden bahsediyoruz.

Bu vesileyle, 6 Şubat’ın o karanlık sabahında aramızdan ayrılan tüm canlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum; mekânları cennet olsun. Kendi fakültemden arkadaşlarım Elif Buse Bozdoğan ve Esmehan Kapan’ı da bugün burada, kalbimin en derin yerinden anmak istiyorum. Onlar artık sadece birer isim değil; bizim her daim sızlayacak vicdanımız ve yarım kalan gençliğimizdir.

Unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü bir insan, ismi anılan son kişi onu unuttuğunda gerçekten ölürmüş. Biz; Elif Buse’yi de Esmehan’ı da, yitirdiğimiz tüm canlarımızı da unutmamaya yeminliyiz.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.