Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bölge ekonomisini şahlandıracağı iddia edilen Erzincan-Trabzon Demir Yolu Hattı’na ilişkin detayları paylaştı. Ancak açıklanan planlarda, bölge halkının ve uzmanların yıllardır ekonomik ve teknik olarak daha avantajlı bulduğu “Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu” güzergâhının yer almaması dikkat çekti.
Bakan Uraloğlu, projenin Türkiye’yi uluslararası demir yolu ağlarına (Orta Koridor ve Bir Kuşak Bir Yol) entegre edeceğini savunurken, hattın Karadeniz’i iç hinterlanda bağlayacağını müjdeledi. Ancak bu “müjdede” Tirebolu ve Giresun aksı yine devre dışı kaldı.
KRİTİK GÜZERGÂH ES GEÇİLDİ: NEDEN TİREBOLU DEĞİL?Bakan Uraloğlu’nun “Kuzey-Güney aksında güçlü bağlantı” olarak tarif ettiği projenin sadece Trabzon üzerinden planlanması, lojistik çevrelerde tartışma yarattı.
Uzmanların “en kısa, en düşük maliyetli ve eğimi en az hat” olarak nitelendirdiği Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu güzergâhının projeye dahil edilmemesi, Giresun’un uluslararası lojistik ağından koparılması anlamına geliyor.
Projenin Türkiye’nin lojistik gücünü artıracağını belirten Uraloğlu, “Bu projelerle Karadeniz’i Kafkasya ve Transkafkasya’ya doğrudan bağlayan yeni bir koridor oluşturuyoruz” dedi.
Ancak bu devasa yatırımın liman entegrasyonunda sadece Trabzon’un merkeze alınması, bölgedeki diğer limanların ve ticaret merkezlerinin rekabet şansını zayıflatıyor.
VİYADÜK VE KÖPRÜLERLE “PAHALI” TERCİHProje kapsamında devasa köprü ve viyadüklerin inşa edileceğini bildiren Bakan Uraloğlu, hattın zorlu coğrafi koşullara rağmen tamamlanacağını işaret etti. Tirebolu hattının daha az maliyetli ve doğal bir geçiş imkânı sunmasına rağmen, yüksek maliyetli Trabzon hattında ısrar edilmesi kamuoyunda “ekonomik değil, siyasi bir tercih mi?” sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Bakan, projenin ülkenin ekonomik gelişimine büyük katkı sunacağını söylese de, demir yolunun Giresun ve Tirebolu limanlarına uğramadan geçecek olması, bölge genelindeki “bütüncül kalkınma” vaadiyle çelişiyor.