Alucra’da toprak kazılacak, peki tarihin hesabını kim verecek?

Yayınlama: 03.11.2026
1
A+
A-

Define bulunursa yüzde 50’si arayıcının olacak! Peki ya o toprağın altında yatan tarih, kültür ve geçmişin değeri ne olacak?

Giresun’un Alucra ilçesinden gelen bir haber, ister istemez insanın aklına pek çok soru getiriyor.

Yeşilyurt köyünde yaklaşık 50 metrekarelik bir alanda define aramak için hazırlanan projenin ÇED süreci tamamlandı. Proje kapsamında 221 bin liralık bir maliyet öngörülüyor. Yedi kişilik ekibin 15 gün boyunca, en fazla 10 metre derinliğe kadar kazı yapması planlanıyor.

Üstelik bulunan definenin değerinin yüzde 50’si arayıcıya verilecek.

Şimdi soralım:

Bir insanın geçmişinden kalan hazineyi bulması, neden bu kadar büyük bir kazanç paylaşımının konusu oluyor?

Elbette burada mesele, yasal izinlerle yapılan define aramasına karşı çıkmak değil. Mesele, toprağın altında ne olduğunun henüz bilinmediği bir süreçte kamuoyunun aklına takılan soruları dile getirmektir.

Çünkü Alucra sıradan bir coğrafya değildir. Bu toprakların her karışında geçmişin izleri, yaşanmışlıklar ve anlatılmayı bekleyen hikâyeler vardır.

Ya kazılan yerde bir tarihî eser ortaya çıkarsa?

Ya geçmişte yaşamış medeniyetlerden kalan, insanlığın ortak mirası sayılabilecek bir kültür varlığına rastlanırsa?

Bu durumda kazı durdurulacak, eserler müze ve ilgili kurumların sorumluluğuna bırakılacak. Yani bulunan her şey define sayılmayacak. Bu ayrım son derece önemli.

Ancak asıl üzerinde durulması gereken konu şu:

Biz tarihimize ne kadar sahip çıkıyoruz?

Yıllardır Anadolu’nun dört bir yanında define söylentileri konuşuluyor. Kimi zaman bir köyün adı, kimi zaman yaşlıların anlattığı bir hikâye, kimi zaman da geçmişten kalan bir rivayet insanları heyecanlandırıyor.

Fakat tarih, yalnızca altın ve gümüşten ibaret değildir.

Bazen toprağın altından çıkan kırık bir testi, bazen eski bir sikke, bazen de bir yapı kalıntısı, tonlarca altından daha büyük tarihî anlam taşıyabilir.

Bu nedenle Alucra’daki çalışmanın şeffaf yürütülmesi, çevrenin korunması ve tarihî değerlerin titizlikle muhafaza edilmesi büyük önem taşıyor.

Yetkililere de birkaç sorumuz var:

Kazı alanının tarihî ve kültürel geçmişi yeterince araştırıldı mı? Çalışmalar sırasında çevre ve doğal yaşam nasıl korunacak? Buluntuların niteliği ve değer tespiti hangi kriterlere göre yapılacak? Kamuoyu bu sürecin sonuçları hakkında bilgilendirilecek mi?

Bunlar cevapsız bırakılmaması gereken sorulardır.

Çünkü mesele yalnızca bir kişinin define bulup bulmayacağı değildir.

Mesele, Alucra’nın geçmişine nasıl sahip çıkacağımızdır.

Belki kazıdan hiçbir şey çıkmayacak. Belki de yıllardır anlatılan bir hikâyenin izine rastlanacak.

Ama unutulmamalı:

Altının değeri parayla ölçülür, tarihin değeri ise gelecek nesillere bırakacağı mirasla…

Alucra’da kazma vurulmadan önce herkesin düşünmesi gereken gerçek tam da budur.Toprak kazılır, hazine bulunur ya da bulunmaz. Ama tarih bir kez zarar görürse onu yeniden yerine koymak mümkün değildir.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.