Asgari ücret arttı peki hayat?

Yayınlama: 06.01.2026
47
A+
A-

Asgari ücrete yapılacak zam oranı, komisyonun 23 Aralık’ta gerçekleştirdiği üçüncü toplantıda belirlendi. Peki, ülke bu tutarı olumlu karşılayabilecek bir ekonomik durumda mı? Açıklanan rakam, artan yaşam maliyetleri karşısında gerçekten yeterli mi?

Net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlendi. Yüzde 27 oranındaki artış, mevcut 22 bin 104 liralık ücretin üzerine eklendi. Ancak emekliler, gençler ve ailesinin geçimini sağlamak zorunda olan milyonlarca insan için bu artış, hayatı kolaylaştırmaktan çok yeni soruları beraberinde getiriyor. Gün geçtikçe ağırlaşan ekonomik koşullarda, bu rakamla ay sonunu getirmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Geçen yıl 1000 TL’ye alabileceğiniz temel gıda sepeti bugün yaklaşık 1 540 TL’ye mal oluyor. yani aynı sepete %54 daha fazla ödeme yapmak gerekiyor. Aralık 2025 itibarıyla gıda fiyatlarının yıllık artışı %44,5 seviyesinde gerçekleşti.

Bu tablo, aylık giderlerin en temel kalemi olan gıda harcamalarının asgari ücret artışından çok daha hızlı yükseldiğini ortaya koyuyor.
Böyle bir durumda “zam yapıldı” denebilir, ancak hayatın gerçek masraflarına bakınca fark açılıyor: Asgari ücret artışı yüzde 27 iken, gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 44’ü aşmış durumda.
Bu da demek oluyor ki aynı ücretle daha az mal satın alınıyor, dolayısıyla alım gücü eriyor.

Ekonomik olarak zor bir süreçten geçerken, ülkenin kalkınmasını sağlayabilmek için daha iyi koşullarda yaşamamız ve kendimizi güvende hissedebileceğimiz bir ülkede olmamız gerekmez mi? Bizden sonra gelecek nesillere daha yaşanabilir bir ülke bırakmak istiyorsak, bugün bizlerin daha iyi şartlara sahip olması gerekiyor. Bunun olabilmesi için de ülkeyi yönetenlerin elini taşın altına koyması şart.

Dört çocuğu olan bir ailenin bu tutarla geçimini sağlayabilmesi mümkün mü? Her çocuğun okuduğunu düşündüğümüzde; yol, okul ve kırtasiye masrafları, evin kirası, market, ulaşım ve faturalar bu ücretle nasıl karşılanacak? Tüm bu giderler göz önüne alındığında, yeterli olmayan bu tutar hangimizin geleceği düşünmeden, kaygı duymadan uyumasını sağlayabilir?

Üniversite okuyan bir öğrenciyi destekleyen aileler bu rakamla hangi masrafa yetişebilecek? Bu ücret, maddi anlamda zaten zorlanan aileleri daha da sıkıntıya sokmaz mı? Ülkenin kalkınmasını istiyoruz ancak bu alanda yeterli destek sağlanmıyorsa, bunu nasıl başarabileceğiz?

Asgari ücret artışı kâğıt üzerinde yüksek görünüyor; ancak büyükşehirde yaşayan, kirada oturan bir aile için tablo oldukça farklı. Bu şartlar altında açıklanan rakam gerçekten bir “geçim ücreti” mi? Rakam arttı ama hayat ucuzlamadı. Bu durumda asgari ücretin bu seviyede kalması, geçim sorununu daha da artırmıyor mu? Ay sonunu getirmeyi düşünen herkes için bu rakam çok da iç açıcı görünmüyor.

Aileler çocuklarının geleceğine nasıl güvenle bakar? Bugün geçinemeyen, yarını nasıl planlar? Gençler bu şartlarda nasıl hayal kurar? Ekonomik kaygı kalıcı hâle gelirse toplum ne olur?

Bunun gibi binlerce soru var. Ancak çözüm sunabileceğimiz alanlar giderek azalıyor. Var olan alanlar da gün geçtikçe daraltılırken, nasıl özgür düşünen bir ülkeden söz edebiliriz? Daha yaşam koşullarımızı bile doğru düzgün sağlayamıyorken, nasıl huzurlu bir toplum olabiliriz?

Şartlar böyleyken ortaya çıkan bunca sorunun en temel nedeninin “geçinememek” olduğu artık çok açık.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.