Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
24 Kasım 2025 de okullarda güvenlik zafiyeti olduğunu bu konuda acil önlemler alınması gerektiğini belirtmiştim. Maalesef kısa bir süre sonra 02 Mart 2026 tarihinde
İstanbul’un Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin bıçaklı saldırısında öğretmenimiz Fatma Nur Çelik vefat etti. Bir öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralandı.
Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki Teknik Anadolu lisesinde eski öğrencinin saldırısı sonucu 16 kişi yararlanırken, Kahramanmaraş Oniki Şubat ilçesi Ayser Çalık orta okulunda saldırı da 11 canımızı kaybettik.
Bu olay bir kez daha göstermiştir ki, okullarımızdaki güvenlik zafiyetleri giderilmeli, her okulumuza yeteri sayıda güvenlik personeli istihdam edilmeli, eğitim çalışanlarına şiddete yönelik müeyyideler tavizsiz şekilde uygulanmalıdır.
Öğretmenliği kutsal bir meslek Öğretmeni de anne baba vekili olarak gören kültüre sahip olan Türkiye’de okullar nasıl bu hale geldi?
Çözüm için yukarıda belirttiğimiz acil önlemler alınması ardından bu sorunun cevabını bulmalıyız. Aksi takdirde aynı olayları tekrar yaşayacağız.
Çünkü bu olaylar ilk değildir.
16 Mayıs 2014 tarihinde Kayseri Melikgazi’de Seyyid Burhaneddin Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi okul müdür yardımcısı okul çıkışı öğrenci tarafından uğradığı saldırı sonucu yere düşerek başını kaldırım taşına vurmuş beyin kanaması ile hayatını kaybetti.
24 Eylül 2025 Çarşamba günü Kars İstiklal Ortaokulu girişinde okul müdürü bıçaklı saldırıya uğradı.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Okullarımız bu duruma gelmesinin sebebleri okul, çevre, Veli, Milli Eğitim Bakanlığı, yerel idarecilerin tutumları, yazılı-sözlü basın, sosyal medya, öğretmenlerin ekonomik durumu, öğretmen yetiştirme süreci, değişen toplum yapısı gibi çeşitli açılardan tüm yönleriyle Milli Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler, veli-öğrenci temsilcileri ve eğitim çalışmaları sendikaları ortaklaşa inceleyerek çıkan sonuçlara göre gerekli düzenlemeler zaman geçirmeden yapılmalıdır. Sorunların tespiti ve çözüm önerilerine geçmeden önce mevcut yasal dayanak olan Milli Eğitim Temel Kanununda yer alan Türk Milli Eğitiminin Genel ve özel amaçlarını belirtelim.
Genel Amaçlar;
Türk Milletinin bütün fertlerini,
ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip,
insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan;
yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; 3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu
kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak;
Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu
artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı
desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır.
II – Özel amaçlar:
Madde 3 – Türk eğitim ve öğretim sistemi, bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde
düzenlenir ve çeşitli derece ve türdeki eğitim kurumlarının özel amaçları, genel amaçlara ve
aşağıda sıralanan temel ilkelere uygun olarak tespit edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri
I – Genellik ve eşitlik:
Madde 4 – Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin
herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
II – Ferdin ve toplumun ihtiyaçları:
Madde 5 – Milli eğitim hizmeti, Türk vatandaşlarının istek ve kabiliyetleri ile Türk
toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenir.
III – Yöneltme:
Madde 6 – Fertler, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve
doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirilirler.
Milli eğitim sistemi, her bakımdan, bu yöneltmeyi
gerçekleştirecek biçimde düzenlenir. Bu amaçla, ortaöğretim kurumlarına, eğitim programlarının
hedeflerine uygun düşecek şekilde hazırlık sınıfları konulabilir.
Yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve
değerlendirme metotlarından yararlanılır.
Bu amaçlar ve temel ilkelere baktığımızda yeterli düzeyde olduğunu görüyoruz. O halde nerelerde yanlış yapılıyor, sorunlar nelerdir? Çözüme nasıl ulaşabiliriz?