Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan son seçimde başkan seçilen Donald Trump başkanlık görevine geldikten sonra Kanada, Grönland adası, Panama kanalı ve orta ve güney Amerika devletleri ile ilgili yaptığı emperyalist açıklamalarla dünya piyasalarında kaos ve dalgalanmalara yol açtı.
Grönland’a gerçekten ihtiyacımız var. Savunma açısından gerekli” diyen Trump Grönland’ı önce para ile satın almak istediğini bu olmazsa askeri güç kullanarak ilhak edeceğini belirtmiştir. Panama Kanalı’nın kontrolünü Panama’nın elinden almak istediğini söyleyen Trump, Panama’yı, Panama Kanalı’nın kullanımı için aşırı yüksek ücret istemekle suçlayarak, kanalın düzgün şekilde yönetilmemesi durumunda ABD’ye geri verilmesini talep edeceklerini söylemişti. Kanada’yı eyalet olarak ABD’ye katma düşüncesini dahi dile getirmişti. ”
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu uyuşturucu ticareti ve kaçakçılığı ile suçlayan Trump Maduro’nun ülkeyi terk etmesini etmediği takdirde süre dolduğunda Venezuela’ya saldıracaklarını söyleyerek tehdit etmişti. Venezuela ile yaşanan gerginliğin ardından ABD Venezuela başkenti Karakas’a operasyon düzenleyerek Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu ve eşini ele geçirerek New York’a getirdi. Maduro’nun federal uyuşturucu ve silah kaçakçılığı suçlamalarıyla ABD tarafından yargılanacağını açıkladı. Dünyayı sömürmek isteyen Trump Venezuela petrollerini ele geçirmek istediğini de açıkça söylemektedir.
Uluslararası hukuk kurallarına aykırı olan bu emperyalist saldırı sonucunda dünya Gazze’deki soykırım devam ederken bir defa daha güçlü olanın hukuk kurallarını hiçe saydığını, dünyada gerçekte hukuk ve adaletin olmadığını gördü.
Trump’ın bu saldırı ile açıkça dünyaya ve tehdit ettiği ülkelere göz dağı verdiğini de görüyoruz.
İsrail ve ABD tekrar bölgemizde İran’daki gösterileri desteklediklerini, göstericileri korumak için silah kullanabileceklerin söyleyerek İran’a yönelik tehditlerini sürdürmüştür. Aslında İran’ı sürekli düşman pozisyonunda tutarak Ortadoğu’da İsrail’in amaçları doğrultusunda saldırılar düzenlemektedirler.
Tüm bu gelişmeler olurken İsrail, Güney Kıbrıs Rum kesimi, Yunanistan arasında yapılan ittifakında, Akdeniz’de ve Ortadoğu’da Türkiye’nin gücünü kırmaya yönelik olduğunu görmekteyiz. Çünkü Onlar Ortadoğu’da Türkiye’den çekinmektedirler. Suriye’deki PKK uzantısı YPG ve PYD’nin 10 Mart 2025 de imzalanan mutabakata uymayarak Suriye ordusuna katılmayı kabul etmemesi ABD ve İsrail’in Suriye’yi parçalama, Türkiye’yi güneyden kuracakları uydu Kürdistan (esasta Yahudi Siyonist İsrail) ile kuşatma projesidir.
Türkiye Cumhuriyeti buna karşılık Suriye’nin ve bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünü savunmakta, bu yönde politika geliştirerek adımlar atmaktadır. İsrail’in Türkiye ile son zamanlarda işbirliğini geliştiren Somali’yi parçalamaya yönelik siyaseti ile Somaliland’ı bağımsız devlet olarak tanımasında bölgedeki Türkiye’nin gücünü kırma girişimidir.
Tüm bunlar olurken Yunanistan’da Failos Kranidiotis, adlı siyasetçinin Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Venezuela lideri Maduro üzerinden yaptığı “sıra sende” imalı paylaşımı Yunanistan siyasetindeki Türk ve Türkiye düşmanlığını bir defa daha göstermiştir. “İt ürür, kervan yürür” atasözümüz tamda bunun gibi olaylar için söylenmiştir.
Yunanistan, İsrail, ağa babaları ve maşaları şunu unutmasınlar; Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti başka millet ve devletlere benzemez. Tarihte en son Kıbrıs’ta bunu gördüler. I. Dünya Savaşı sırasında İngiltere, Fransa, İtalya ve onların desteğindeki Yunanistan Türk yurdu Anadolu’yu işgal ettiler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk Milletinden cevabını aldılar. Ankara’da düzenleyeceği çay partisi için gazetecileri davet eden Venizelos’un askerleri İZMİR’de (denize) AKDENİZ’e döküldüler.
Bugün ve gelecekte de Türk Milleti Cumhurbaşkanı’na ve Devlet yetkililerine karşı yapılacak her türlü saldırıyı siyasete göre değerlendirmez. Bunu vatanına yapılan saldırı olarak görür cevabını da ona göre verir. Hiçbir devletin Türkiye Cumhuriyetinde öyle operasyon düzenleme şansı ve cesareti yoktur. Bu toprakların onlara mezar olacağını gayet iyi bilirler. Türkiye Cumhuriyeti Devleti zamanı geldiğinde herkese gücünü göstermiştir, gerekirse yine gösterecektir.