Toplumsal Cinnet: Unutan Bir Toplumun Hikâyesi

Yayınlama: 18.04.2026
11
A+
A-

Artık şaşırmıyoruz.
Her gün yeni bir şiddet haberi, yeni bir “cinnet” vakası, yeni bir ihmal…
Asıl korkutucu olan ise bu değil. Asıl korkutucu olan, bunların bizde artık hiçbir şey hissettirmemesi. Bir toplum düşünün; acıya alışmış, kayıpları kabullenmiş, unutmayı refleks haline getirmiş…İşte biz, tam olarak böyle bir noktadayız. Peki bu noktaya nasıl geldik?
Cevabı uzaklarda aramaya gerek yok. Gelin, hafızamızı tazeleyelim…

6 Şubat 2023 – Kahramanmaraş Depremleri
Türkiye, “Asrın Felaketi” olarak anılan büyük bir yıkımla sarsıldı. Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem, 11 ilde ağır yıkıma neden oldu.
Resmî verilere göre 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı. On binlerce bina yıkıldı, yüz binlercesi ağır hasar aldı. Peki, bu binalar zamanında doğru şekilde yapılmış olsaydı, bu kadar insan hayatını kaybeder miydi?
Denetimler eksiksiz yapılsaydı, malzemeden çalınmasaydı, bu acı bu kadar büyük olur muydu?

21 Ocak 2025 – Bolu Kartalkaya Otel Yangını
Grand Kartal Otel’de çıkan yangın, Türkiye tarihinin en büyük otel facialarından biri olarak kayıtlara geçti.78 kişi hayatını kaybetti, 133 kişi yaralandı. Hayatını kaybedenlerin 34’ü çocuktu. Yangının, mutfakta çıkan bir alevin yanlış müdahaleyle büyümesi sonucu yayıldığı belirlendi.
Peki, gerekli önlemler alınmış olsaydı bu insanlar bugün hayatta olmaz mıydı?

 Nisan 2026 – Okul Saldırıları
Türkiye, 48 saat arayla yaşanan iki okul saldırısıyla sarsıldı. Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırıda 8’i öğrenci, 1’i öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı gerçekleştiren ise henüz 14 yaşında bir öğrenciydi. Sadece 28 saat sonra Şanlıurfa’da bir başka okulda silahlı saldırı yaşandı. 16 kişi yaralandı. Fail ise 18 yaşında eski bir öğrenciydi. Daha çocuk yaşta bireyler bu silahlara nasıl ulaşıyor?
Bu kadar kolay nasıl erişebiliyor?

Bugün geldiğimiz noktada sorun sadece tek tek yaşanan olaylar değil.
Sorun, bu olayların ardından yeterli tepkiyi göstermememiz, unutmamız ve hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam etmemizdir. Toplumsal hafıza dediğimiz şey tam da burada devreye girer.
Unutan bir toplum, aynı acıları tekrar tekrar yaşamaya mahkûmdur. Ekonomik krizler, adaletsizlikler, denetimsizlik, eğitimsizlik…
Bütün bunlar bir araya geldiğinde ortaya çıkan şey artık bireysel değil, toplumsal bir cinnettir. Eğer gerçekten değişim istiyorsak, önce unutmamayı öğrenmeliyiz.
Çünkü unutulan her acı, bir sonraki felaketin zeminini hazırlar. Ve belki de artık en doğru soruyu sorma zamanı:
Biz gerçekten üzülüyor muyuz, yoksa sadece izleyip geçiyor muyuz?

Noam Chomsky’nin de altını çizdiği üzere, ekonomik çöküş yalnızca rakamların gerilemesi değildir; bu durum, toplumun adalet duygusunu zedeleyerek derin bir toplumsal kırılmaya ve kaçınılmaz bir öfkeye yol açar.”

MOBİL REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.