Üsküdar’da Değişen Dengeler

Yayınlama: 15.09.2026
37
A+
A-

Türkiye’de yerel siyaset, zaman zaman sadece belediye hizmetlerinin değil; seçme ve seçilme hakkının, demokrasinin ve kurumsal güvenin ne denli hassas dengeler üzerine kurulu olduğunun sınandığı bir alana dönüşüyor. Üsküdar Belediyesi meclisinde son dönemde yaşanan adli süreçler, üye değişimleri ve ardından gerçekleşen başkan vekilliği seçimi, tam da bu hassas dengelerin toplumsal algıda nasıl bir karşılık bulduğunu bir kez daha gösterdi. Seçmenlerin sandıkta ortaya koyduğu iradenin, zaman içerisinde hukuki kararlar ve siyasi dengelerle farklı bir noktaya evrilmesi, ister istemez geniş kitlelerde bir sorgulama yaratıyor. Seçimlerin ve oy kullanma hakkının anlamı; sadece sandık gününden ibaret mi, yoksa o iradenin süreç boyunca korunabilmesinde mi yatıyor? Ekran başında ya da sosyal medyada bu gelişmeleri izleyen vatandaşlar için mesele, yalnızca bir ilçedeki yönetimin el değiştirmesi değil; siyasetin ve meşruiyetin toplumsal vicdanda kapladığı alandır. Siyasetin tamamen pragmatik dengeler, kısa vadeli hesaplar ve meclis içi pazarlıklar üzerinden yürümesi, sistemin kendi içindeki güven duygusunu aşındırıyor. Halkın karar alma süreçlerine katılımının bu tür yöntemlerle gölgelenmesi, bireylerde bir yandan tepkisizlik veya karamsarlık yaratırken, diğer yandan mevcut kurumsal yapıların sınırlarını görünür kılıyor.Sadece olayları izlemekle yetinmeyen, daha derin bir toplumsal ve ekonomik okuma yapanlar için ise bu tablo şaşırtıcı değil. Üretim ilişkilerinden hukuk sistemine, siyasal kurumların işleyişinden toplumsal beklentilere kadar uzanan bu yapısal çürümelerin temelinde; insanı ve emeği merkeze almak yerine, güç ve sermaye dengelerini korumayı hedefleyen bir sistem yer alıyor.

Bu noktada meseleyi sadece kişisel ya da partisel çekişmeler üzerinden değerlendirmek yetersiz kalır. Gerçek bir değişim ve güven ortamı; seçmenin oyuna, halkın iradesine koşulsuz saygı duyulan, şeffaflığın ve toplumsal yararın öncelendiği bir anlayışın hakim kılınmasıyla mümkündür. İradenin pazarlık konusu haline gelmediği, emeğin ve adalet duygusunun korunduğu bir geleceği inşa etmek, toplumsal farkındalığı ve örgütlü bir duruşu her zamankinden daha önemli hale getiriyor.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.